Kayıkçı Mustafa

by PearL

Babamdan dinlemiÅŸtim vakti zamanında bu hikayeyi. Bu günlerde tekrar aklıma düştü ne hikmetse.Küçük olmasına raÄŸmen önce DoÄŸukana anlattım.Pek birÅŸey anladığını sanmam ama ben sizlerle paylaÅŸayım da isteyen istediÄŸi dersi çıkarsın. Efendim Osmanlı döneminde İstanbulda geçer olay. Malum 4.Murat çok sert ve celalli biri.Ara sıra tebdil-i kıyafetle halkın arasına karışır etrafı dinler, halk ne yapıyor ,ne düşünüyor diye araÅŸ- t ırırmış.Günün birinde yine kimseye gözükmeden kıyafet deÄŸiÅŸtirerek saraydan çıkmış Eminönünden Yemişçi iskelesine varıp karşıyaAnadolu yakasına geçmek için bir kayığa binmiÅŸ.Dedik ya 4.Murat sert yapılı,yasaklarıyla meÅŸhur.Devrinde sigara dahil olmak üzere bilumum keyf verici maddeler ya- saklanmış olup içki ve sigara içerken yakalanan kiÅŸiler acımadan cezalandırılırdı. Kayıkçı denize açılır açılmaz hemen çıkarmış tütün tabakasını 4.Murada da uzatıvermiÅŸ.Yak bre Çelebi diyerek. Sultan:PadiÅŸah bunu yasaklamış.Yakalanırsan büyük cezası var.Bilmezmisin deyince;Kayıkçı Mustafa ; O sarayında oturur,halkın ne yaptığını,ne çektiÄŸi- ni nerden bilecek.Sen çekinme yakıver deyivermiÅŸ. Seyahat esnasında sarayda dönen entrikalardan tutunda vezirlerin yediÄŸi rüşvete kadar herbir ÅŸeyi anlatıvermiÅŸ bizim saf Anadolu çocuÄŸu kayık- çı Mustafa. Saraya dönünce ilk iÅŸi kayıkçıyı çağırtmak olur PadiÅŸahın.Tez gidip Yemişçi iskelesinden Kayıkçı Mustafa namındaki kulumu getiresiniz der.Asker emir alır da dururmu.Yaka paça getirilir ve huzura çıkarılır neye uÄŸradığını bile anlamadan zavallı. Bakar ki gündüz kayığına binen ve yanında her bir ÅŸeyi konuÅŸtuÄŸu kiÅŸi tahtta oturuyor.Åžaşırır.Ama bozuntuya vermez.Nasılsa olan oldu.Tükürdüğünü yalamanın anlamı yok der.PadiÅŸah sorar;Benim ve zirlerim rüşvet yermi?Cevaplar eÄŸilip bükülmeden Kayıkçı Mustafa.Rüşvetsiz iÅŸ yapmazlar diye.herkes korku içinde.Ne sorarsa PadiÅŸah hiç çekinmeden doÄŸrusu doÄŸrusuna cevaplar.Artık kurtuluÅŸ yok. Hiç olmazsa doÄŸruları söyleyeyim diye düşünür galiba.4.Murat sert ama idareci.Yanımda doÄŸruyu söyleyecek insanlara ihtiyacım var diyerek ferman buyurur.Seni kendime vezir yaptım.Bana hep böyle doÄŸruyu söyleyeceksin der.Kayıkçı Mustafa Vezir olurda boÅŸ dururmu.Oda hemen bir ferman yazdırır.Eski mahalle halkına hitaben.Ey insanlar. Bundan böyle her kim vefat ederse bana haber verilmeden defnedilmeye diye.O günden sonra eski mahallesinden bir kiÅŸi vefat ettiÄŸinde kendine haber verilir,gelir kulağına birÅŸeyler fısıldar ve ÅŸimdi defnedin der gidermiÅŸ.Eh.Bizler oldum olası meraklı Milletizdir.Almış herkesi bir merak. Bu adam ölünün kulağına ne fısıldadı,ne dedi diye. Sonunda mahallenin delikanlılarından birinin ak lına güzel bir fikir gelir.Yahu merak etmeyin.Ben ölü numarası yapayım.Haber verin gelsin.Ne dediÄŸi ni öğrenelim der.Haber verirler ve gelir eski ka yıkçı,yeni vezir Mustafa.Ölünün kulağına eÄŸilir ve söyler;Sen ÅŸimdi öldün,öte Dünya ya gidiyorsun. Sana orda sorarlar; Dünyada ne var ne yok diye. Onlara Kayıkçı Mustafa Vezir oldu.Oranında düzeni tadı kalmadı deyiver,onlar gerisini anlarlar deyi- vermiÅŸ. Dostlar .Dikkatli olmakta fayda var.Günümüzde Kayıkçı Mustafalar çoÄŸaldı.İlgilenenlere duyuru lur…..

alıntıdır

Bunu Facebook'da Paylas

Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum yapın

You must be logged in to post a comment.

site ekle - Toplist

Kiþisel


Zirve100 Site ekle