(YINE BIRCOK YAZARIMIZIN KELİMELERİ İÇİNDE BARINMIŞ BİR MEKTUP.PAYLAŞMAK İSTEDIM.
Biliyorum,adresim ve telefonumu çoktan unuttun ama;ben yine de yazıyorum bu mektubu.
Kayalıklardaki karanlık kapının önünde ,ne gidenlerden haber var ne de mektup gelen.O yolculuÄŸa hazır onurlu bir yazar gibi seçmeliyim sözcüklerimi.Sadece uzaktan bana bir acı gibi gelen,bir ucu bana deÄŸen türküyü mırıldanmak istedim sana.Umut doluydum yazarken.Çünkü;bir zamanlar bana,”Her ÅŸey düzelirkıştan sonra bahar gelir”diyen dostuma,sevgilime ve arkadaşıma seslenecektim bu mısralarla.Telefon edemezdim.O kadar cesur deÄŸildim henüz.Çünkü yine eski “Deli Kız”geri gelmiÅŸ ve kitaplara sarılmıştı bile.Aylar geçmiÅŸti üstelik seni ve sizleri görmeyeli ne diyebilirdi ki? Ve ilerledikce günler karlar yaÄŸdı zamanlarıma,tam geçmeye kalktım ki ağırlaşıverdi;kollarım,ellerim ve ayaklarım diz boyu karda.Gözlerimi kamaÅŸtırı verdi bu kar.Baktığımda ne arkadaÅŸlarım ne dostlarım kalmıştı yanımda,iyi yürekli kelimelerimden baÅŸka.Sizin için ayaklarımla yol açtım karda.Birden duyumsadım arkamdaki boÅŸluÄŸu.Dönüp baktım ki arkamda yoksunuz.Sizi görme isteÄŸi sardı beni ve oturdum bu mektubun başına…
Ama! kar gittikce yükseldi dalların arasında.Ortaya çıktığınızda erkenci kuÅŸlar gibi el sallayıp sadece haykırdınız bana”Kaç kurtar kendini,git buradan ve unut bizi”diye.Ne yapalım öylece unutulduk iÅŸte karların arasında.Bari anılarımızı unutmasınlar dedim ve mırıldanıverdim bir türkü eÅŸliÄŸinde.Ve bu defa ben diyorum,” Her ÅŸey yoluna girer sonunda,mutsuzluk ahmaklıktır.Bir günde geçilir kardan güneÅŸe.”
Erimemeli dostlar,tükenmemeli arkadaşlıklar öyle değil mi? benim ilk ve eski türküm.Ne yaptıysam senin için yanıldım ne yaptıysam hatalıydım.Seni mutlu edemedim hiç bir zman.Sen! hiç gelmedin, hiç yoktun zaten.Eski bir kasetteki bizim şarkımız alıp götürdü beni senden.Ümitlerim ve seni bekleyişlerim geçmişte bile yoktu kibugün olsun.Sürekli bir nöbetçi vardı aramızda ikimizden birini vuruyordu hatalarında ve ikimizden biri ölüyordu defalarca ama bilmiyorum kim?
Mevsimlerden hep hüzün,aylardan hep karanlık.Ve artık gelmeyeceğini bile bile beklemiyorum benim hazin öyküm yalnışım.Amacım seni üzmek değil,hiç seni üzermiyim?Bu mektubu defalarca yazmış,defalarca yakmışım ama,eski günlerim bir türküye sığındı bugünde ondan dayanamadı bu kelimeler.
Hatırlıyor musun bir gün?
Hatta her gün desek daha doğru olur.Sorumsuzluğumdan sürekli parasız kalmıştık ama yine de yenilmemiştik hayata.Zamana karlara inat bir de fotoğraf çektirmiştik o günlerde.Alıp cantamıza mutluluğu tatlı yemeğe bile giderdik Tokat`ın o küçük dükkanlarına.Oysa şimdi;
ŞİMDİ! Bir İstanbul akşamı yorgun penceresinde maziye dalıp dalıp gitmelerimsin artık.Ne o küçük tatlıcılar,ne o eski şarkılar ve fotoğraflar, ne mutluluklar ne de SEN varsın ne de BEN artık.Daha bir mutluyduk o günlerde daha bir heyacanlı.Ne kadar çok isterdim şimdi bu kocaman tatlıcı dükkanlarından mırıldandığım şarkıyı duymanı.Artık,kanayan bir gül misali saçlarıma taktığım suskun çığlıklarıyla inleyen şu kemanın hayatla yüzleşen yanları içindeyim.
Biliyorum hiç hoÅŸuna gitmeyecek benden sana gelen bu mektup yanılışım yeniliÅŸim.Çünkü hep ezdin sen benden sana gelicek kelimeleri.Onun için bu defa”bir ÅŸiirin ÅŸiÅŸesine “koydum bu mektubu.Ve sulara bıraktım,belki ezemezsin ümidiyle.Sonra da yönünü deÄŸiÅŸtiremediÄŸim rüzgarı salıverdim arkasından.İkimizde biliyoruz ki isyana yönelicek olsak ta evrenin ve rüzgarın yönünü deÄŸiÅŸtirmek mümkün deÄŸil…
Sonra o günlerdeki fotoÄŸraflar geçti elime.Gözlerine baktım,ellerine baktım.Parlamaktaydı gözlerin.Ellerinde ise geçmiÅŸi silen bir kararlılık vardı…
Öyle çok umut verdin ki bana kendinden bu yenilenmiÅŸ benliÄŸinden.Mutluluk duydum hep geçmiÅŸe baktıkca.Mektup yazmak istedim iÅŸte o an.YAZMA!Diyecek oldum kendime,dayanacak güç ister savaÅŸ.BAK! ben nasıl ayakta kaldım hep boÄŸuÅŸmama karşın gör istedim.Bakmadın ama,arayıp sormadın bile.Baktın mı? Sordun mu? yosa. Hiç sormadın sana en çok söylemek istediÄŸimi.Adını bile anmadın hiç bir zaman o eski öykümüzün,bir ÅŸey söylemedin yaÅŸadıklarımızın üstüne…..
Bense öyle kaptırmıştım ki kendimi yeni öyküne,zedelenmedi bundan seni dinlemenin tadı da ondan biz burdayız diyordu ellerin,gözlerin,dudakların bize özgü o eski dilde.
“Dediler yalnız mısınız birbirlerine”
“Evet,dedik.yalnızız birlikte”
Kaç kiÅŸi olursak olalım yalnızız yine o eski günlerle…
Ama diyorum ya!hiç bir zaman zedelenmedi bugünlerim ne de yarınlarım seni andıkça.Hiç üzülmedim geçmişi bu güne getirirken,mutluydum hatta o eski şarkıları mırıldanırken.Paylaşmak istedim sadece senle.Ve yine o eski günlere gönderdim gelen rüzgarla.Çünkü onlar dünde mutluydu.Bugün ve yarınlar onlara göre değildi.Anılardı bugünlerde yaşayan.
İşte bana verdiÄŸin sevgi ve dostluk içinde büyüyüp sonsuzluÄŸa inandığım gökyüzü gibi olunca seni içime sığdıramayacığı anladım.Ve geçirdiÄŸimiz güzel günleri bir mektuba sığdırdım.Sonra da martıların kanadına yükledim.Çünkü gökyüzü martılarındır,gökyüzü senindir.Tabi ki yeni dostların,yeni sevgililerin olucak.Vardır belkide.EÄŸer baÅŸka bir ÅŸehirlerin baÅŸka bulutlarında diÄŸer martı dostların ve sevgilinle süzülürken,BİR SABAH BENİDE UYANDIRMAYI UNUTMA!Unutma ki;kelimelerim türkülerden ve ÅŸiÅŸelerden kurtulup,size ve sana hep mutluluk dilesin ve hep,inatla kürüsün sizi eriten karları….
Nöbetçileri o vursun bu defa.Kardan bir ev yapsın dostları için.Sessiz bir sesle bağırsın bir yere sığınalım diye VE BIRAKTA NÖBETÇİLER GİRMESİN DOSTLUKLARIN ARASINA..
Neyse!artık kaçıyorum ben;düşüyorum belkideçatıdan ,duvardan içeri vuran düşler gibi.Ve ikimizden birini öldürüyorlar…
Ama SEN! kendine iyi bak deplasman yakışıklısı.Aman beyefendinin yarın maçı var misali hiç üzülme.Ve toplara hızlı vurma o omzunu hep koru…
Belki yarınlarda ona deÄŸer veren biri daha olur.Mutlu ol emi…
Sığındığım en kuytularda adını bilmek,sana ulaÅŸabilmek çok güzeldi.Masmavi göklerin sonsuzluÄŸunda umuda kanat çırpman dileÄŸiyle.Hoşçakal”Sevgilim,dostum ve illede arkadaşım”
Düşünüyorum da ÅŸimdi,sanat mı yazılanlar yoksa yoÄŸunluk mu? ya da niye yazıldı bu mektup niye selam ettim tüm dostlara.Sitemdi aslında yazacaklarım,nöbetçiler olacaktı her kelimemde ama ben;yine barınakları seçtim bir kış gününde.Ve herkeze selam KARDAN BARINAKLARDAN gardaşıma,dostlara,teyzeme, bilmiyorum kimler var orada ama onlarada selam.Hatta ordaysa aile doktorumuza ve derede beslediÄŸi balıklara da selam söyle benden……
alıntıdır
Belgin Eti