Korku Hikayeleri

Esrarengiz Otel

Güneyin en ücra köşelerinde bir yer arıyorum. Yerin, göğün, denizin birleştiği yer. Yaşamımı böyle bir yerde sürdürmek için bu yolculuğa çıktım. Günlerdir yollardayım. Kullandığım araç çok eski, param yok denecek kadar az ve benzinimde bitmek üzere. En yakın kasaba 5 km. ileride diyor elimdeki harita. İçimden dua etmeye başladım. Benzin o kasabaya kadar yetmek zorunda. […]


Pişirici

karanlık yazılar serisine bir tane daha ekliyorum. ve `bu son` diyemiyorum. aç karnına okunmamasını tavsiye ediyorum.
Beyin Pişirici
Cellat gibi bir adamdı. Karanlık bir taş evde yaşardı.
görevi: savaşçı yetiştirmek.
Önünde kafatası açılmış yarı baygın insanlar oturtulmuştu. Sarı bir toz atıyordu ve karıştırıyordu beyinlerini.
“o kullandığın nedir?” diye sordum.
“korku özü” dedi. şaşırmıştım
“Neden? savaşçı yaratmıyor musun sen? korku neden?”
“sen anlamazsın. karışma […]


Müze

İşten yeni dönmüştü. Çantasını ve elindeki naylon torbayı ayakkabılığın üzerine bırakıp salona geçti. Paltosunu çıkarmadan hemen oracıktaki markizin üzerine çöktü. Biraz terlemişti. İçinden yüzüne doğru sıcak bir buğu yükseldi. Yorgundu. Derin bir nefes aldı. Daha çok iç geçirme gibi bir şeydi bu. Sinirli bir şekilde , ani bir hareketle bacak bacak üstüne atıp , arkasına […]


Gözlerin Söyledikleri

Yıllardan İsa Mesih’in doğumundan 1348 sene sonra gelen yıl, beraberinde öyle bir dehşet getirmişti ki, insanlar peygamberden dahi umutlarını kesmişti. O senenin en güzel gününde bile ufukta gözüken kahverengi bir pus ile savaş veya hastalık yüzünden ölenlerin yakılmasından oluşan kirli dumanlar, güneşin bu soğuk parlamasının sadece acımasız işkenceye bir ara, ölüm kampında bir mola olduğunu […]


Gecenin Adamları

Kara , kapkara bulutların alabildiğine uzandığı göğün altında , civa yoğunluğundaki lacivert suyu kıpırdamadan duran denizin kıyısında gezinmekte olan uzun boylu , iri yapılı iki kişi arasında geçiyordu konuşmalar:- Kaçmalarına göz yumdular! Bundan kuşkulanıyorum.
- Olacak iş değil. Bunu nasıl yaparlar.
- Bu türün kapalı kalması gerekiyordu. Durup dururken düşmanlarımızı , o kötü ruhlu yaratıkları , özgürlüklerine kavuşturdular.
- Büyük, çok büyük […]


Kırmızı Düğün

En özel günüydü hayatlarının. Ve ihtişamlı. Artık bir arada kalacaklardı. Mihrap önünde edecekleri yemine göre…
 Kırmızı olmalıydı gelinlik. Kan kırmızısı. Hayatın kendisi…Kan mıydı hayatı oluşturan diye düşündüğünde en bilindik cevabı “evet” idi. O zaman kanı simgeleyecekti gelinliği.
 Damat da pek bir hoştu Katya’ya göre o gece. Nasıl da heyecanla bekliyordu yürüyen gelini seyretmeyi… duvağını açışını […]


End (1. Bölüm)

‘Eğer ‘günah’ varsa, en çok ‘zaman’ için acı çekmeliyiz.’

* * *

 “Hoş geldin. Hemen istiyor musun?”

 “Demek ne için geldiğimi biliyorsun. Neyse… evet, hemen istiyorum.”
 “İnsanlar beni başka bir sebepten dolayı ziyaret etmez. Al bakalım. İstediğin şey bu.”
 “Eğer…başaramazsam, ölür müyüm?”
 “Elbette. Yoksa zevki nerede kalırdı?”
 “Anladım…”

* * * * *
 
 Uzun boş bir sokak. Sokağı çevreleyen uzun ve kısa binalar. […]


End (2. Bölüm)

İksiri veren adamın yüzü dışında her şeyi net bir şekilde hatırlıyordu. Geri sayım başlamıştı. Ondokuz dakika içinde buradan kurtulmalıydı. Müzik yayını hala devam ediyordu. İki tarafa da ayrılan yollardan sol tarafı seçti. Dikkatli bir şekilde yürümeye başladı. Etrafını sarmalayan binalara bakıp yürüyordu. İleride kaldırıma peşi sıra dizilmiş gazete kağıtları dikkatini çekti. Sanki bir şeyin üstünü […]


Sislerin Ardında

Dr.Bruce: Boyne Nehri’nin kuzey kıyısında, Dublin’e kırk sekiz km.uzaklıkta, şirin ve naif arnavut kaldırımıyla bezenmiş sokakları olan Meath kasabasında yaşamaktaydı. Genellikle yoğun yağış altında olan bu bölge, topraklarınında tarıma elverişli olmasıyla tarım ve hayvancılık yapan çiftçilerin geçim kaynaklarından biridir. Henüz iki yıllık evli olan Dr. Bruce, Isabel’ın intiharından sonra kendi kontrolünü kaybetmiş; Dublin Üniversitesi Psikiyatri […]


Zombi Paradigması (1.Bölüm)

Hiç şaşırmayın ama müvekkilim AIDS olduğunu iddia eden bir zombiydi. Lütfen şimdiki lafıma kulak verin. Bu zombi pratik anlamda bir zombiydi. Bu sefer hikayelere ve korku filmlerine konu olan zombileri değil, benim zombi paradigmama bir göz atın. Çünkü davayı ilk elime aldığım vakit ne doktorlar, ne okültistler ne de kara sanatçılar müvekkilimde barınan HIV virüsünü […]