Herkesi Tanıyan Kadın

Posted by PearL | Komik Hikaye | Pazar 26 Nisan 2009 23:38

Bir mahkemede şahit olarak o bölgede yaşayan ve herkesin tanıdığı yaşlı bir kadın çağrılır.
    Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye çağrılır.
    Yaşlı kadın yerine oturur ve davalının avukatı kadına yaklaşır ve
    - “Bayan Jones.. Beni tanıyor musunuz?” deyince yaÅŸlı teyze cevap verir:
    - “Ah evet Bay Williams sizi çocukluÄŸunuzdan beri tanıyorum… Siz taa o zamanlar bile aileniz için tam bir baÅŸ belasıydınız.. Sürekli yalan söylüyorsunuz, karınızı komÅŸunuzla aldatıyorsunuz, en yakınım dediÄŸiniz insanların arkasından konuÅŸuyorsunuz, 2 dolar fazla kazanmak için herkesi satarsınız…” der.
    Davalının avukatı başta olmak üzere bütün salon şok olur..
    Adam ne yapacağını bilemez bir halde kadına tekrar sorar:
   - “Peki Bayan Williams, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?”
    Kadın yine cevaplar: - “Elbette tanıyorum.. ÇocukluÄŸunda ona dadılık yapmıştım.. Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir.. Etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altına kaçırdığını söylüyor..”
    Yine herkes ÅŸoktadır…
    Bütün salonu bir gürültü kaplar..
    Hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafın avukatını da kürsüye çağırır.. Ve ikisine de eÄŸilmelerini söylerek kulaklarına ÅŸunu fısıldar…
    - “EÄŸer bu kadına beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız ikinizi de harcarım.”

alıntıdır
kaynak : hikayearsivi

Bu Bir

Posted by PearL | Komik Hikaye | Pazar 26 Nisan 2009 23:38

Çocuk dedesine sormuş:
    - Dede, nenem ile kaç yıldır evlisiniz?
    - 40 yıldır evlat. demiş dede.
    - Peki ama dede, ben sizi hiç kavga ederken görmedim bunun sırrı nedir?
    - Otur evlat anlatayım. Evlat biz ninen ile evlendiğimizde elde avuçta bir şeyimiz olmadığı gibi kimsemizde yoktu. Ben neneni bizden oldukça uzaktaki köyden aldım. Nikahımız kıyıldı.
    Benim at arabasına nenenin üç beş eşyasını attık ve bizim köyün yolunu tuttuk.
    Yolda benim atın ayağı sürçtü ve tökezledi. Ben “Bu bir” dedim.
    Devam ederken bir daha tökezledi, ben yine “Bu iki” dedim.
    Köye de daha epey yolumuz vardı, bizim atın ayağı bir daha tökezleyince “Bu üç” dedim ve çektim belimden pistovu, atı orada vurdum.
    Ben atı vurunca nenen başladı bana söylenmeye.
    “Biz ÅŸimdi nasıl gidicez, niye durup dururken atı vurdun. Sende hiç akıl yok mu. Bu eÅŸyaları nasıl götüreceÄŸiz”
    Ben de döndüm nenene: “Bu bir” dedim. O gün bugündür, gül gibi geçinip gidiyoruz…

alıntıdır
kaynak : hikayearsvi

Kadınlara Karşı Zafer Kazanan Erkek

Posted by PearL | Komik Hikaye | Pazar 26 Nisan 2009 23:36

Adam kitabevinden içeri girdi, tezgahta duran gence sordu:
    - Sizde “Kadınlara Karşı Zafer Kazanan Erkek” romanı var mı?
    Tezgahtar eliyle az ötesini işaret etti:
    - Var efendim, orada masal kitapları bölümünde bulabilirsiniz.

alıntıdır
kaynak : hikayelerarsivi

Kadınlar Akıllıdır

Posted by PearL | Komik Hikaye | Pazar 26 Nisan 2009 23:35

Kadının biri bir gün ormanda gezinirken tuzağa yakalanmış bir kurbağa görmüş.
   KurbaÄŸa ona, “Beni bu tuzaktan kurtarırsan, sana 3 dilek hakkı tanıyacağım”. demiÅŸ.
   Kadın onu kurtarmış ve kurbağa da:
   - “TeÅŸekkür ederim, ama sana dileklerinle ilgili bir koÅŸulu söylemeyi unuttum. Ne dilersen dile, dileÄŸinin 10 katı iyisine ve fazlasına kocan da sahip olacak!”
   Kadın: “Tamam” demiÅŸ.
   İlk dilek olarak;
   - “Dünyanın en güzel kadını olmak istiyorum.” demiÅŸ.
   Kurbağa onu uyararak demiş ki:
   - “Bu dilek, senin kocanı da dünyanın en yakışıklı adamı yapacak ve kadınlar onun başına üşüşecek.”
   Kadın:
   - “Bu önemli deÄŸil, çünkü ben en güzel kadın olacağım için, onun gözü benden baÅŸkasını görmeyecek”.
   Ve ilk dilek gerçekleşmiş. Kadın dünyadaki en güzel kadın oluvermiş.
   İkinci dilek olarak;
   - “Dünyadaki en zengin kadın olmak istiyorum.” demiÅŸ.
   Kurbağada yine uyararak:
   - “Bu kocanı dünyadaki en zengin adam yapacak, senden de 10 kat zengin olacak” demiÅŸ.
   Kadın: “Bu da önemli deÄŸil, çünkü benim olan onun, onun olan da benimdir” demiÅŸ.
   Dilek gerçekleşmiş ve dünyanın en zengin kadını oluvermiş.
   Kurbağa, kadına üçüncü dileğini sorduğunda, kadın son dileğini söylemiş:
   - “Hafif bir kalp krizi geçirmek istiyorum” demiÅŸ…
   Bu hikayeden çıkarılacak ders: Kadınlar akıllıdır. Onlarla uğraşmayın!

alıntıdır
kaynak : hikayelerarsivi

Kadınları Anlamak Bu Kadar Zor Mu?

Posted by PearL | Komik Hikaye | Pazar 26 Nisan 2009 23:34

Adamın biri California’da bir kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış.
   Adam lambayı kumların içinden çıkarmış. Dalgasına belki cin çıkar deyip ovalamış lambayı…
   Harbi harbi cin çıkmış. Adam çok şaşırmış.
   Cin başlamış konuşmaya:
   - “Tamam, tamam. Beni lambadan kurtardın beni ama…”
   - “Bu ay içinde dördüncü çıkarılışım ve bu iÅŸten sıkılmaya baÅŸladım. Bu yüzden 3 dileÄŸi unut. Sadece 1 dilek hakkın var!”
   Adam oturmuş ve bir süre düşünmüş ve
   - “Her zaman Hawaii adalarına gitmek istedim ama uçaktan korkarım ve deniz beni çok tutar. Benim için Hawaii’ye bir köprü yap böylece arabayla oraya gidebileyim” demiÅŸ.
   Cin gülmüş ve:
   - “Bu imkansız. Bu iÅŸin lojistiÄŸini düşün!.. Köprünün ayakları nasıl Pasifik’in dibine ulaÅŸabilir? Ne kadar beton gerektiÄŸini, ne kadar çelik gerektiÄŸini düşün. Hayır, baÅŸka bir dilek düşün” demiÅŸ.
   Adam tamam demiş ve gerçekten güzel bir dilek düşünmeye başlamış. En sonunda:
   - “Dört kere evlendim ve boÅŸandım. Bütün karılarım her zaman duyarsız olduÄŸumu ve onlarla ilgilenmediÄŸimi söylerlerdi. Bu yüzden, kadınları anlayabilmeyi diliyorum…
   Nasıl hissettiklerini ve neden aÄŸladıklarını, bir ÅŸey söylemedikleri zaman gerçekten ne istediklerini… Onları nasıl gerçekten mutlu edebileceÄŸimi bilmek istiyorum…”
   Cin cevap vermiş:
   - “Köprü iki ÅŸeritli mi olsun yoksa dört ÅŸeritli mi?!..” 

alıntıdır

kaynak : hikayelerarÅŸivi

Milli Masör

Posted by PearL | Komik Hikaye | Çarşamba 8 Nisan 2009 01:30

Herkes masör olabilir, ama milli masör olmak kolay değil diyor Halil Abi.
Voleybolcuyuz ya, günün birinde milli takıma seçilmemizle maç için Romanya`ya gitmemiz bir oldu. Halil Abi`yi o zaman tanımıştık. Yolculuk sırasında başından geçenleri anlatırken, yolculuğun nasıl geçtiğini bilememiştik. Ona göre masör demek, yurt dışına giden her takımın yanında olmak demek. Bu; güreş takımı, voleybol, futbol, hentbol, okçuluk, tenis olabilir, hatta Halil Abi`ye göre tavla takımı da olabilirmiş. Sonuçta Halil Abi`miz o takımla beraberdir. Bu da çok ülke gezmek, yeni yeni insanlar tanımak, yeni olaylarla iç içe olmak demekmiş..
Tarihin birinde güreş takımıyla Amerika`ya gitmişler. On yedi kişilik kafilede Halil Abi de var elbette. Kuşkusuz güreş takımımız amerikalıları yerle bir ediyor, büyük bir zafer kazanıyorlar. Bunun üzerine Amerika GÜreş Federasyonu güreşçilerimizin onuruna bir yemek veriyor. Hem de dünyanın en yüksek iki binasından birinde. Hani şu Usame bin Ladin`in yerle bir ettiği binalar..
- Tam, diyor Halil Abi. Asansörün önüne geldik, baktım asansörün üstünde bir yazı. “On altı kiÅŸiliktir”.. Hoppala.. Biz on yedi kiÅŸiyiz. Böyle yüksek binalarda asansör genelde tuttuÄŸu için, “Çocuklar siz çıkın ben yürüyerek gelirim” dedim.
- Yapma yav, filan dedik.
- Yüz otuz yedi kat, dile kolay, dedi Halil Abi.
Kimimiz “Vay anasına” kimimiz “Allah-Allaaahhh” çektik, Halil Abi devam etti:
- Neyse başladım yürümeye. Yürü babam, yürü babam, bitmek bilmiyor kahrolası merdivenler. Bir katta nerden baksan yüzden fazla basamak var..
Yine bizlerden “Oha, yok canım, hastiiirrr” gibi laflar çıktı, Halil Abi yine devam etti:
- Yukarı çıktığımda tam tamına beş kilo vermişim çocuklar..
- Olamaz, dedik. Halil Abi ısrar etti:
- Ne eksik ne fazla, ,tam tamına beÅŸ kilo.. Her neyse. Yüz otuz yedinci kata çıktığımda çat pat ingilizceyle bizim takımı sordum zenci bir kıza. Tesadüf bu ya, “Zorlanmayın ben Türkçe biliyorum” deyince kıza içimden sarılmak geldi.
- Åžu iÅŸe bak, diyoruz.
- Yahu, dedim. Bizim Türk güreÅŸ takımının yemeÄŸi varmış buralarda. Kız yüzüme tuhaf tuhaf baktı, “Aaa” dedi. ” O yemek dündü”..

Milli masörümüz günün birinde Japonya`ya gitmiş bir takımla. Takımın hangisi olduğunu o da hatırlamıyor ya, neyse.. Bir altmış sekizlik Halil Abi diyor ki:
- Ulan böyle küçük, kıçtan bacak millet görmedim. Sokağa çıkıyorum, alayına tepeden bakıyorum. En uzun boylu benim. İşin ilginç yanı, boy küçücük olunca adımlar da küçülüyor. Kardeşim karşıdan karşıya geçeceğim, binlerce kişi.. Yeşil ışık yanmasıyla ufacık adımlarla koşarak geçmeye çalışıyorlar. Tam ortaya geliyorlar, kırmızı ışık yanıyor. Haydaaa.. hadi bakalım gerisin geriye. Ben geçiyorum tabi. Bir daha deniyorlar, hızlı koşan karşıya geçiyor, yavaş kalan geri dönüyor. Ben onları akıllı adamlar bilirdim, ama küçük adımlar için bir çare bulamamışlar..

Halil abi Çin`e de gitmiş bir takımla. Pekin`i öve öve bitiremiyor. Ne var ki, bisikletli kalabalıktan gına gelmiş kendisine. Böylesine kalabalık bir kente hiç rastlamamış şimdiye kadar.
- Düşünün, diyor. Bir cadde. Yeşil ışığın yanmasıyla birlikte iki milyon kişi karşıdan geliyor, iki milyon kişi de bu taraftan. Yarısı bisikletli, yarısı yaya..

Tarihin birinde bir milli takımımızla Sibirya`ya da yolu düşmüş milli masörümüzün. Oradaki soğuğu anlatırken, devletin vatandaşını bu konuda nasıl düşündüğünü örnekleriyle anlatıyor.
- Öyle bir soğuk var ki, aklınız durur. Tükürdüğünüz an, tükürük buz parçası olarak iniyor yere. Ama devlet bunun da çaresini düşünmüş. Her köşe başına koca koca varillerden büyük sobalar yaptırmış, gürül gürül yanıyor. Odun bol nasıl olsa. Elli metre yürüyorsun bir soba, ısınıyorsun yine yürüyorsun. Elli metre sonra bir soba daha..

Abdullah Yılmaz
alıntıdır
Kaynak : hikayeler

Karneyi iyi Göstermenin Yolu

Posted by PearL | Komik Hikaye | Çarşamba 11 Şubat 2009 04:27

Adam oÄŸlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı.. Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu görünüyordu. Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını fark etti. Üzerinde “Babama” yazıyordu. Aklından geçen bin bir kötü düşünceyle mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu okudu: Sevgili baba; Sana bu satırları derin bir piÅŸmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum. Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaÅŸanacak rezaletten uzak tutmak istedim. Gerçek tutku ve aÅŸkı ben Sedefle buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam… Åžunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri, derisine iÅŸlettiÄŸi dövmeleri, kendine has o çılgın giyim tarzını asla ama asla onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olması da bir sorundu. Fakat benim için bunlar deÄŸildi gerçek tutku ve gerçek aÅŸk… Baba Sedef hamile! Sedefin dediÄŸine göre çok mutlu olacağız. Ormanda kendine ait bir karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı var. Bir sürü çocuÄŸa sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslüyor. Sedef benim gözlerimi esrar gerçeÄŸine açtı ve artık biliyorum ki esrar kimseye zarar vermez. Esrar yetiÅŸtirecek ve insanlara pazarlayacağız ve yine bu sayede ihtiyacımız olan kokain ve ekstaziye ulaÅŸacağız. Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz ÅŸu AIDSin çaresi bulunsun ve Sedef saÄŸlığına kavuÅŸsun diye… O kesinlikle iyileÅŸmeyi hak ediyor. EndiÅŸelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve kendi başımın çaresine bakabilirim. Eminim birgün geri döneceÄŸiz ve sen kendi torunlarını tanıyacak, seveceksin. OÄŸlun Cahit NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doÄŸru deÄŸil. Ben Mehmetlerdeyim. Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü ÅŸeylerin olduÄŸunu hatırlatmak istedim.

alıntıdır

Buşşş Beyinsiz Kalıyormuş

Posted by PearL | Komik Hikaye | Çarşamba 11 Şubat 2009 04:07

ABD BaÅŸkanı George Bush’un beyni olarak kabul edilen Karl Rove, ay sonunda görevden ayrılmaya hazırlanıyormuÅŸ! Buyrun bakalım; üstelik de Rove, zamanında ülkedeki dinci oyları seferber ederek Bushun seçimleri kazanmasını saÄŸlayan en önemli güçmüş. Hani bu cümleden biz de bir ÅŸeyler hatırladık mı ülkemiz adına?! Hatırladık hatırladıııık! Bushla Tayyipin bu beyin olaylarında bir paralellik sözkonusu sanırım?.. Öyle böyle deÄŸil, Karl Rove Beyaz Sarayın Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışıyor ve 11 Eylül sonrasında verilecek yanıt, Afgan ve Irak savaÅŸlarının karar vericilerinden biriydi. 1990larda Bush ile yolları kesiÅŸmiÅŸti ve ona en yakın danışmandı. Yakın çalışanları onun için, “çok parlak bir zeka, harika bir arkadaÅŸ, insan ve karar adamı” gibi betimlemeler yapıyorlar. Ancak Rove, iÅŸini çok sevmesine raÄŸmen artık ailesine zaman ayırması gerektiÄŸine inandığını ve bu yüzden Beyaz Saraydaki görevine son vereceÄŸini belirtmiÅŸ. Ne kadar insani bir karar deÄŸil mi? Sonuçta adam dünyanın bir numaraları baÅŸkanının zehir gibi danışmanı ve kendisinin de bir insan ve aile sahibi olduÄŸunu unutmuyor! Bir yerden sonra “hayat bu; herÅŸey olur, geçer-gider, aileyi de yaÅŸamak lazım” tarzı bir karara varabiliyor. Onun bu tutumunun, bizdeki bütün siyaset adamlarına ve politikacılara büyük ibret olacağını düşünüyorum!!! Mevkiiler mezarda bize eÅŸlik etmiyor deÄŸil mi efendim?!

alıntıdır

Erkekleri Seviyoruz Çünkü

Posted by PearL | Komik Hikaye | Çarşamba 11 Şubat 2009 04:06

İltifat edip güzel ve akıllı hissetmemizi sağlarlar. * Peşimizden koşturup özgüvenimizi arttırırlar. * Tıraş olduklarında yanakları yumuşacık olur. * Hesabı ödemek için istekli olurlar, sık sık çiçek alırlar. * Her zaman için teknolojiden bizden daha iyi anlarlar. * Omuzları ergonomiktir. * Ne kadar gereksiz detaylar içerirse içersin, anlattığımız her şeyi dinlerler. * Bir araya geldiklerinde ilgimizi çekmeyen konulardan konuşup bizi sıksalar bile, teknik servis olarak işimize yararlar. * Eve geç kalma dertleri olmadığından, bizi uğurlamadan eve gitmezler. * Ailemizden gece izni alabilmemiz için dua ederler. * Ağladığımızda bizden fazla üzülürler. * Ağlayarak onlara her istediğinizi yaptırabilirsiniz. Üstelik bu gerçeği bilirler de! * Pek ağlamazlar ama ağladıklarında da çok şirin olurlar. * Sık sık en iyi arkadaşımız olurlar. * Bizim için ulaşamadığımız raflardaki eşyaları alırlar. * Riskli işlere onlar girerler. * Namus kurtarmacılık oynarlar, kendilerini Cüneyt Arkın zannederler. * Olmadık şeyleri kıskanıp bizi kendilerine güldürüler. * Kapıları açar, hatta bazen sandalyelerimizi tutarlar. * Takım elbise ile acayip havalı olurlar.

alıntıdır

Hatalıysam Ara

Posted by PearL | Komik Hikaye | Çarşamba 11 Şubat 2009 04:05

Hatalıysam ara! Çok saÄŸlam muhabbetim var, affetiririm kendimi… - hatalıysam yüz yüze görüşelim -hataliysam ya da bi hatam varsa önce gel adam gibi soyle.. durup dururken tavir yapma -hataliysam ara. arayan mevlasini da bulur, belasini da -Hatalıysam ara araki bedava kontör gelsin -Hatalıysam aramaki papaz olmayalım .. -hatalıysam arama zahmetinde bulunma bu numarayla alakam yok -hatalı deÄŸilsemde ara tanışır kaynaşırız -hataliysam caldirin, ben sizi ararim -hatasiz kul olmaz -hatalıysam örnek al, sen yapma… -hatalıysam arama, ÅŸarjım yok - Hatalıysam ara beni boya beni… - Hatalıysam arama! boÅŸver allahımdan buliyim lütfen… - Hataylıysam ara! hass…..r - Hatalıysam arama! Aramazsan arama yar aramazsan arama! -hatalıyım ama para bende

alıntıdır

Sonraki Sayfa »
site ekle - Toplist

Kiþisel


Zirve100 Site ekle