En Büyük Cömert

Posted by PearL | Kıssadan Hisse | Çarşamba 2 Nisan 2008 22:01

Önemli bir sefer hazırlığı yapılıyordu. Peygamberimiz herkesten yapabileceği yardımı en üst sınırda yapmasını istedi. Hz. Ömer bu isteğe uyarak büyük miktarda bir yardımla Hz. Peygamberin huzuruna çıktı. Hz. Peygamber sordu:

- Ya Ömer, malının ne kadarını yardım olarak getirdin?

Hz. ömer cevap verdi:

- Tam yarısını getirdim ya Resulallah, size getirdiğim kadar da geride var.

Biraz sonra Hz. Ebû Bekir geldi. O da büyük bir yardımda bulundu. Hz. Peygamber ona da sordu:

- Malının ne kadarını getirdin? Cevap verdi:

- Tamamını getirdim ya Resulallah, evimde Allah ve Resulünün sevgisinden başka bir şey bırakmadım.

Bunun üzerine Allah’ın Resulü şöyle buyurdu:
- Allah yolunda fedakarlıkta Ebû Bekir’i kimse geçemeyecek.

Kaynak : Kıssadan Hisseler , İsmail ÖZCAN

BİR MUSİBET

Posted by PearL | Kıssadan Hisse | Çarşamba 2 Nisan 2008 22:00

Kumandanlarından biri bir zafer dönüşü Halife Hz. Ömer’in huzuruna çıktı. Yanında kısa boylu, tıknaz biri bulunuyordu. Hz. Ömer “Bu kim?” diye sordu. Kumandan anlattı: “Efendim bu benim saÄŸ kolumdur. Hangi görevi verdimse baÅŸarı ile tamamladı. En gizli haberleri yerine ulaÅŸtırdı. Bazen bir orduya bedel hizmet gördü. Zaferlerimi onun sayesinde kazandım diyebilirim.”

Aradan zaman geçti, aynı kumandan halifenin huzuruna yeniden çıktı. Ama mağlup bir kumandan olarak Halife sordu:

- Hani saÄŸ kolun nerede?

- Sormayın ya Ömer, ihanet etti, düşman tarafına geçti.

Hz. Ömer bu defa konuştu:

- Allah’tan baÅŸka hiç kimseye dayanmamak gerektiÄŸini geçen sefer söyleyecektim vazgeçtim. Bir musibet bin nasihattan yeÄŸdir diye düşündüm

Kaynak: İsmail ÖZCAN - Kıssadan Hisseler

ADAMIN ÖNEMİ

Posted by PearL | Kıssadan Hisse | Çarşamba 2 Nisan 2008 22:00

Halife Hz. Ömer bir mecliste hazır bulunanlara sordu:

- EÄŸer dileÄŸiniz hemen kabul ediliverecek olsa ne dilerdiniz?

Birisi, “Benim falan vadi dolusu altınım olsun isterim. Onu harcayarak İslâm’a daha çok hizmet edeyim diye” dedi. Bir baÅŸkası, “Åžu kadar sürüm (davar, koyun, keçi), mal ve mülküm olsun isterdim. Gerektikçe onları sarfederek dine yararlı olayım diye” dedi. Herkes buna benzer ÅŸeyler söyledi. Hz. Ömer hiçbirini beÄŸenmedi. Bu defa meclistekiler, Hz. Ömer’e sordu:

- Ya Ömer peki sen ne dilerdin? Cevap verdi:

- Ben de Muaz, Salim, Ebû Ubuyde gibi müslümanlar yetiÅŸsin isterdim. İslâm’a onlar vasıtasıyla hizmet edeyim diye

Kaynak: İsmail ÖZCAN - Kıssadan Hisseler

GURURA KARŞI İLAÇ

Posted by PearL | Kıssadan Hisse | Çarşamba 2 Nisan 2008 21:59

Halife Hz. Ömer bir gün kırbasını (su tulumu, su kabı) sırtına yüklenmiÅŸ, Medine’nin en kalabalık sokaklarında dolaşıyordu. Babasının sırtında kırba ile dolaÅŸtığı oÄŸlu Abdullah’ın da gözüne iliÅŸti ve kendisine yetiÅŸip sordu:

- Baba sen ne yapıyorsun, koskoca halife sırtında kırba taşır mı, taşıtacak kimse mi bulamadın?

- Oğlum, bunu taşıtacak adam bulamadığım için veya başka bir mecburiyet dolayısıyla taşıyor değilim. Nefsime gurur gelir gibi oldu, kendimi beğenir gibi oldum, sırf onu küçültmek için bu yola başvurdum.

Kaynak: İsmail ÖZCAN - Kıssadan Hisseler

HZ. ALİ’NİN BÜYÜKLÜĞÜ

Posted by PearL | Kıssadan Hisse | Çarşamba 2 Nisan 2008 21:59

Birgün ashab Peygamberimiz (s.a.v)’den Hz. Ali’yi niçin çok sevdiÄŸini sordu. Hz Peygamber o anda mecliste bulunmayan Hz. Ali’yi çağırmaya adam gönderdi ve orada bulananlara sordu:

- Birisine iyilik etseniz, o da size kötülük etse ne yapardınız? Cevap verdiler:

- Yine iyilik ederiz.

- Yine kötülük yapsa?

- Biz yine iyilik ederiz?

- Yine kötülük yapsa?

Ashab cevab vermedi, başlarını öne eğdiler. Bunun anlamı kötülüğe kötülükle mukabele etmesek bile iyilik yapmaya devam etmeyiz, demekti.

Bu sırada Hz. Ali o meclise geldi. Rasulullah Hz. Ali’ye sordu:

- Ya Ali, iyilik ettiğin biri sana kötülük etse ne yapardın?

- Yine iyilik ederdim.

- Yine kötülük yapsa?

- Yine iyilik yapardım.

Hz. Peygamber soruyu tam yedi defa tekrarladı. Hz. Ali yedi defasında da “yine iyilik ederdim” diye cevap verdi. Ashab,

- Ya Rasulallah, Ali’yi çok sevmenizin sebebini ÅŸimdi anladık, dediler.

Kaynak: İsmail ÖZCAN - Kıssadan Hisseler

HZ. ALİ’NİN RÜYA YORUMU

Posted by PearL | Kıssadan Hisse | Çarşamba 2 Nisan 2008 21:58

Ashabtan (Peygamberimizin arkadaÅŸları) Abdullah oÄŸlu Cabir bir rüyasında, büyük ineklerin küçük inekleri saÄŸdığını, hastaların saÄŸları ziyaret ettiÄŸini, kuru bir çay kenarında yemyeÅŸil bahçeler bulunduÄŸunu, minberde (camilerde imamın hutbe okuduÄŸu yer) koca koca putlar durduÄŸunu gördü. Bu, sıradan bir rüyaya benzemiyordu. Bunun önemli bir mesajı olmalıydı. Bu rüyayı yoracak kiÅŸi olarak ilk defa Hz. Ali aklına geldi. Hz. Peygamberin “İlim beldesinin kapısı” diye nitelediÄŸi Hz. Ali ancak güvenilir bir açıklama getirebilirdi. Bu düşüncelerle rüyasını yordurmak üzere Hz. Ali’ye müracaat etti. Rüyasını tane tane anlattı ve

ne anlama geldiÄŸini yormasını rica etti. Hz. Ali “Yanlış yorumdan Allah korusun” diyerek söze baÅŸladı ve şöyle devam etti. “Büyük ineklerin küçük inekleri saÄŸması, yetki ve mevkilerini halkı soymak için kullanan görevlileri (amir ve memurları); hastaların saÄŸları ziyaret etmesi, yoksulların hallerini arzetmek için zenginlerin peÅŸinde koÅŸmasını; kuru çay kenarında bulunan yemyeÅŸil bahçeler, uzaktan veya dışardan bakıldığında çok büyük sanılan ve öyle ünlenmiÅŸ ama aslında içleri kupkuru çölden ibaret olan ilim adamlarını; minberde duran koca koca putlar ise, layık olmadığı halde ilmin, dinin ve devletin yüce makamlarına yükselmiÅŸ kimseleri ifade eder.”

Kaynak: İsmail ÖZCAN - Kıssadan Hisseler.

GERÇEK NEDEN

Posted by PearL | Kıssadan Hisse | Çarşamba 2 Nisan 2008 21:58

Hz. Ali’nin halifeliÄŸi sırasında, Hz. Osman’ın ÅŸehid edilmesiyle sonuçlanan fitne, fesad daha da arttı. Bu durumdan üzülen, ÅŸikayetçi olan bir mümin Hz. Ali’ye gelip sordu:

- Ya Ali neden Hz. Ebû Bekir ve Ömer zamanında meydana gelmeyen bu olaylar senin zamanında meydana geliyor, müminler birbirine düşüyor?

Hz. Ali cevap verdi:

- Hz. Ebû Bekir ve Ömer zamanında biz vardık, ama bizim zamanımızda onlar yok.

Kaynak: İsmail ÖZCAN - Kıssadan Hisseler.

TİTİZLİĞİN BÖYLESİ

Posted by PearL | Kıssadan Hisse | Çarşamba 2 Nisan 2008 21:57

İslâm dünyasında Kur’an’dan sonra en güvenilir kaynak Sahih-i Buhari adındaki hadis kitabıdır. İsmail el-Buha-ri’nin Hz. Peygamberin hadislerini toplamaya kendini vakfettiÄŸi, yeni bir hadis duymak ve almak için dere tepe dolaÅŸtığı, günlerce, haftalarca yol katettiÄŸi sıralardaydı. Kendisine birçok sahabi ile görüştüğü bilinen birinden söz edildi. Çok zaman yaptığı gibi uzun bir yol katederek bahsedilen adamı buldu. Fakat adamı bulduÄŸu sırada kazığından boÅŸanmış olan devesini boÅŸ torba ile aldatarak yakalamaya çalıştığına ÅŸahit oldu. Bu halde hiçbirÅŸey sormadan geri döndü. Niçin boÅŸ döndüğünü, birkaç hadis not etmediÄŸini soranlara şöyle cevap verdi:

- Ben devesini aldatarak yakalamaya çalışan adamın rivayet edeceği hadise güvenmem.

Kaynak: İsmail ÖZCAN - Kıssadan Hisseler.

SEN BİR KIZINI VERMEZSİN DE…

Posted by PearL | Kıssadan Hisse | Çarşamba 2 Nisan 2008 21:57

Kufe’de bir adam üçüncü Halife Hz. Osman için “YahudiymiÅŸ” diye tutturmuÅŸtu. Herkes bunun asılsız olduÄŸunu, imkansız olduÄŸunu söylüyor ama adam bir türlü ikna olmuyordu. Bu konu İmam-ı Azam’a da duyuruldu. “Adamı bu saçma inancından kimse caydıramadı, sununla bir de siz görüşseniz” dendi. “Hay hay” dedi İmam-ı Azam, bir akÅŸam bu kıza dünürlüğe diye adamın evine gitti. Dereden tepeden konuÅŸtuktan sonra sözü esasa getirdi:

- Biz Allah’ın emri, Peygamberin kavliyle kızına dünür geldik.

- Kime istiyorsunuz kızımı, öğrenebilir miyim?

- Kızını istediÄŸimiz kimse son derece ahlâklı, dürüst çok zengin ve alabildiÄŸine cömert, Kur’an’ı ezbere biliyor ve sürekli okuyor… (Bunların hepsi Hz. Osman’ın nitelikleri)

Adam sözünü kesti:

- Yeter, bunlardan bir tanesi bile kızımı vermek için yeterli meziyettir.

- Ama bu damat adayının bir kusuru var, kendisi Yahudi.

-Adam parladı:

- Nasıl olur, benim kızımı bir Yahudiye istersiniz?

İmam-ı Azam için artık taşı gediğine koymanın zamanı gelmişti:

- Sen bir kızını yahudiye vermezsin de Hz. Peygamber iki kızını birden bir Yahudiye nasıl verir? deyince adamın artık bir inat ve itiraza mecali kalmadı, bilinen gerçeği kabul etti.

(Hz. Osman peygamberimizin damadıydı, önce bir kızıyla evlenmiÅŸ, o ölünce diÄŸer bir kızıyla evlenmiÅŸti. Bunun için Hz. Osman’a “Zi’nNureyn” (İki nur sahibi) denmiÅŸtir.)

Kaynak: İsmail ÖZCAN - Kıssadan Hisseler.

O ne Yaparsa DoÄŸrudur

Posted by PearL | Kıssadan Hisse | Çarşamba 2 Nisan 2008 21:49

Peygamberimiz (s.a.v) azadlı kölesi Zeyd bin Hârise’yi çok severdi. OÄŸlu Üsame’yi de. Babayı da oÄŸulu da gerektiÄŸinde kollardı.

Hz. Ömer bir gün ganimet malı dağıtıyordu. OÄŸlu Abdullah’a üç verirse Üsame’ye dört veriyordu. Abdullah bunun sebebini öğrenmek istedi:

- Ben Üsame’nin katılıp da benim katılmadığım tek gaza (savaÅŸ, cihad) hatırlamıyorum. Neye dayanarak ona benden fazla veriyorsun?

Hz. Ömer şöyle açıklamada bulundu:

- Hz. Peygamber onun babasını senin babandan, Üsame’yi de senden çok sever ve kollardı. O’nun her iÅŸinde muhakkak bir hikmet vardır. Ben O’nun sevdiÄŸini kendi sevdiÄŸime tercih ederim.

Kaynak : Kıssadan Hisseler , İsmail ÖZCAN

Sonraki Sayfa »
site ekle - Toplist

Kiþisel


Zirve100 Site ekle