İki elim cebimde süresiz,Sıkıldım artık her şeyden…Gitmek istiyorum…İfade güçlüğüyle boğuşuyor,Sesini kısmaktan korktuğum Ezgileri özlüyorum…Ben nerede yürüyorum?Hangi asfalt balçığına bulandım Kör etti gözlerimi?Göremiyor,Ağlayamıyorum…Yüreğim aşka hasret,Sevgiyi unutuyorum,Sevmeyi unutuyorum…Soyut bir çağrı telefonumda,Yıllar önceki “sevgisiz” sevgilimden,Ya da merhabalı teneffüslerin Görüşürüzlü noktasına(Yalan) parantezini eklemekten,Susuzluktan dudağın çatlarcasına Ele alınan su şişesinden 3 yudum alıp,Çöpe fırlatmaktan…Okunan harfler kümesini beğenmeyen,Dizilirken kalemdeki denklemi göremeyen,Bıçağın keskin yüzünü hep tersine çeviren,Ama adaletten, yaşamda insanlıktan Söz eden, Saz eden…Birini sevmek uğruna Yerlere kapaklanırken Arkasındakilere kıçını çeviren…Kişi değil,Eylem değil,Herkesten…Bir “anlam” ifade beklemiyorum,Tiksiniyorum… Alacakaranlık hep yaşadığımNe gündüz, ne gece…Hoşça kal isyankâr günlerim, Ben gidiyorum…Oyunun burasında, Doğaçlama cümleler yetmese de,Bilinen ama görülemeyensahte sahneye…Özlem duyulan bir haykırış pusuda beklerken; Gözlerin beni izlerken gidiyorum…
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın