<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>TrWord.Com</title>
	<link>http://hikaye.trword.com</link>
	<description>En Güzel Hikayeler</description>
	<pubDate>Wed, 27 Aug 2008 10:26:35 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>İki Çocuk</title>
		<link>http://hikaye.trword.com/iki-cocuk</link>
		<comments>http://hikaye.trword.com/iki-cocuk#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2008 10:26:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PearL</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Komik hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hikaye.trword.com/iki-cocuk</guid>
		<description><![CDATA[Bir mahallede iki yaramaz kardes varmıs. Mahallede ne olursa onlardan bilinirmis. Ailesi cocukları papaza götürüp günah cıkartmaya karar vermişler. Papapz büyük cocuga sormus: Oglum tanri nerde?Çocukta cevap yok papaz tekarar sormus yine cevap yok. Papaz bu sefer bagırmıs oglum tanrı nerde? Çocuk kardesini alarak ordan kacmıslar kücük cocuk sormus abi icerde ne oldu abisi cvp wermis [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir mahallede iki yaramaz kardes varmıs. Mahallede ne olursa onlardan bilinirmis. Ailesi cocukları papaza götürüp günah cıkartmaya karar vermişler. Papapz büyük cocuga sormus: Oglum tanri nerde?Çocukta cevap yok papaz tekarar sormus yine cevap yok. Papaz bu sefer bagırmıs oglum tanrı nerde? Çocuk kardesini alarak ordan kacmıslar kücük cocuk sormus abi icerde ne oldu abisi cvp wermis oglum iş bu sefer ciddi tanrı kaybolmus bizden biliyolar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hikaye.trword.com/iki-cocuk/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mavi Gülün Anlamı</title>
		<link>http://hikaye.trword.com/mavi-gulun-anlami</link>
		<comments>http://hikaye.trword.com/mavi-gulun-anlami#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 10:04:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PearL</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[DostLuk HikayeLeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hikaye.trword.com/mavi-gulun-anlami</guid>
		<description><![CDATA[Uzun çok uzun yıllar önce mutluluk ve güzellik içinde yaşayan bir topluluk varmış. Başarılı, sevecen,dürüst insanlarmış bunlar. Bu toplumu çekemeyen komşuları ise mutluluklarını bozmak için çeşitli planlar kurar dururlarmış.Amaçları ise kaleyi içten işgal etmekmiş. Hemen işe koyulmuşlar tabi. Kısa bir zaman sonra bu mutlu toplulukta isyanlar ve kavgalar başlamış. Bunu fırsat bilen diğer topluluklar ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun çok uzun yıllar önce mutluluk ve güzellik içinde yaşayan bir topluluk varmış. Başarılı, sevecen,dürüst insanlarmış bunlar. Bu toplumu çekemeyen komşuları ise mutluluklarını bozmak için çeşitli planlar kurar dururlarmış.Amaçları ise kaleyi içten işgal etmekmiş. Hemen işe koyulmuşlar tabi. Kısa bir zaman sonra bu mutlu toplulukta isyanlar ve kavgalar başlamış. Bunu fırsat bilen diğer topluluklar ise hemen savaş açmışlar. Kendi iç savaşları yetmezmiş gibi birde, diğer toplumlarla yıllarca savaşıp iyice yılan bu insanlar göç etmeye karar vermiş. Savaştan arta kalanlar yollara düşmüşler huzuru bulmak için. Dolanıp durmuşlar. Ve bir gün bir tipinin ortasında kalmışlar. Ama ne tipi; tam 15 gün sürmüş. Bittiğinde ise bulundukları yerin dağlarla korunaklı bir yer olduğunu keşfetmişler. Güneşin güzel ışınları karlarda dans ederken,uzakta başını gökyüzüne kaldırmış duran MAVi bir gül görmüşler. Saatlerce bu güle bakıp hayal kurmuşlar. Bu gül onları öylesine etkilemiş ki, çiçeğin bir sihirli, bir gücü olduğuna inanmışlar. Nasıl inanmasınlar ki soğuk bir bölgede sıcağı seven bir gül duruyor. Bu çiçeğin onları koruyacağına inanmışlar ve oraya yerleşmeye karar vermişler. Yıllarca mesut yaşamışlar; eski güçlerine tekrar kavuşmuşlar bu bölgede. Tabi biricik gülleri de onları yalnız bırakmamış; her yıl ayni yerde ve zamanda çıkmaya başlamış. Ünleri yine tüm dünyayı sarsmaya başlayınca herkes şaşırıp kalmış bu işe. Gel zaman git zaman bir gün MAVİ gül çıkmamış. Hemen ertesinde ise o mutlu toplulukta kaybolmuş.Ticaret yapan kervanlar bir gün bu ülkeye gelince o topluluğu bulamamışlar.Kimse o güzel insanların ve gülün akıbetini çözememiş. O toplumdan ise sadece ağızdan ağza söylenen şu sözler kalmış :</p>
<p>&#8221; - Saflığın, Dürüstlüğün, Sevginin, Onurun, Mutluluğun, Özgürlüğün çiçeğidir Mavigül.</p>
<p>Bizler bu çiçek sayesinde sevgiye ve özgürlüğe ulaştık; Yaşamın gizemine eriştik&#8230; Şimdi ise mutluluğa eriyoruz..! Size bir armağanımız olacak. Mavi Gülü size de bırakacağız; Yaşamın anlamını öğrenmeniz için. Bu EFSANE ÇİÇEK dünyanın herhangi bir yerinde ve herhangi bir zamanda ortaya</p>
<p>çıkarak sizi şaşırtacak. Onu görenler ise dünyanın en bahtiyar, en mutlu ve şanslı insanları olacaklar. &#8221;</p>
<p>İşte efsane böyle* inanıyoruz ki; herkesin hayalinde yaşattığı bir Mavi Gülü vardır.Mavi gül zerafetin ve sevginin simgesidir.sizde sevdiğinize sevginizin simgesi olan Gülü verin..Mavi gül efsanesi,Sevginin ışığı yolunuzu aydınlatsın.</p>
<p>DOSTLUKLAR DAİM OLSUN&#8230;.</p>
<p>yüreğinizdeki mavi gülünüz solmasın</p>
<p>alıntıdır..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hikaye.trword.com/mavi-gulun-anlami/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Önce Gözlerin Dokunurdu Yaralarıma</title>
		<link>http://hikaye.trword.com/once-gozlerin-dokunurdu-yaralarima</link>
		<comments>http://hikaye.trword.com/once-gozlerin-dokunurdu-yaralarima#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 10:01:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PearL</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[SevGi ve Aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hikaye.trword.com/once-gozlerin-dokunurdu-yaralarima</guid>
		<description><![CDATA[Ben her akşam mütemadiyen sana uzatırdım avuçalarımdaki rüzgarları,ama sen uzaklara üflerdin onları hindiba tohumları gibi.Ne tam olabildik seninde ne de uzaklaşabildik&#8230;duvarlar vardı aramızda yosun tutmuş nefti yeşil duvarlar&#8230;duvarların arkasındaydı öz benliğimiz,ruhumuzun köşelerine sıkıştırmıştık aslında ASLIMIZI.
İstasyon caddelerinin huzurlu sessizlığinde bulurduk kendimizi,iki kişi,birlikte,yalnız&#8230;Su yüzüne çıkan hüzünlerimiz de vardı.Belki de yalnızca denemek için birbirimizi,fireler verirdik çoğu zaman.bilmem kaç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="postbody">Ben her akşam mütemadiyen sana uzatırdım avuçalarımdaki rüzgarları,ama sen uzaklara üflerdin onları hindiba tohumları gibi.Ne tam olabildik seninde ne de uzaklaşabildik&#8230;duvarlar vardı aramızda yosun tutmuş nefti yeşil duvarlar&#8230;duvarların arkasındaydı öz benliğimiz,ruhumuzun köşelerine sıkıştırmıştık aslında ASLIMIZI.<br />
İstasyon caddelerinin huzurlu sessizlığinde bulurduk kendimizi,iki kişi,birlikte,yalnız&#8230;Su yüzüne çıkan hüzünlerimiz de vardı.Belki de yalnızca denemek için birbirimizi,fireler verirdik çoğu zaman.bilmem kaç sonbaharımız eskidi o caddelerde,adımlarımız kazındı kaldırımlara gel gitlerle.eskidik evet,yanıldık,yıprandık,bittik,tükettik birbirimizi,ama yaralar hep tazeydi.&#8221;Değerlisin,iyisin,güzelsin, AMA&#8221;&#8230;ile başlayan cümleler burda takıldı kulağıma.burda bitirdik herşeyi,burda başladık yarım kalanlara.<br />
Trenler geçerdi ardı sıra,yolcular gelir yolcular gider,kısa sürede olsa ses verirlerdi yalnız istasyonlara.<br />
gar lokantasının bildik havasında yudumlarken,çaylarımızı,hesaplaşırdık aslında sesizce,yargılardık birbirimizi.Gözlerinde &#8220;neden&#8221;ler,&#8221;niçin&#8221;ler yanıp sönerdi ve önce gözlerin dokunurdu yaralarıma&#8230;</p>
<p><span class="postbody"><br />
alıntıdır..</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hikaye.trword.com/once-gozlerin-dokunurdu-yaralarima/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>GÖRMEK İÇİN GÖZ ŞART DEĞİL,GÖNÜL GÖZÜ OLMADIKTAN SONRA!!!</title>
		<link>http://hikaye.trword.com/gormek-icin-goz-sart-degilgonul-gozu-olmadiktan-sonra</link>
		<comments>http://hikaye.trword.com/gormek-icin-goz-sart-degilgonul-gozu-olmadiktan-sonra#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 10:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PearL</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[YaşamDan HikayeLer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hikaye.trword.com/gormek-icin-goz-sart-degilgonul-gozu-olmadiktan-sonra</guid>
		<description><![CDATA[Adamın biri, ilk defa gittiği bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa:
- Buraların yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum. Çok yakın olduğunu söylediler.
Çocuk arabanın penceresini iyice açtıktan sonra:
- Ben de buraya ilk defa geliyorum, demiş. Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="postbody">Adamın biri, ilk defa gittiği bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa:<br />
- Buraların yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum. Çok yakın olduğunu söylediler.<br />
Çocuk arabanın penceresini iyice açtıktan sonra:<br />
- Ben de buraya ilk defa geliyorum, demiş. Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde.<br />
Adam, çocuğun da yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez.<br />
Çocuk:<br />
- Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz? diye gülümsemiş. Kuş cıvıltıları da oradan geliyor zaten.<br />
- İyi ama, demiş adam. Bunların parktan değil de bir tek ağaçtan gelmediği ne malum?<br />
- Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez, diye atılmış çocuk. Üstelik manolyalar da katılıyor onlara. Hem biraz derin nefes alırsınız, fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu da duyarsınız.<br />
Adam, gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonra, cebinden bir kağıt para çıkartıp teşekkür ederken fark etmiş onun kör olduğunu.<br />
Çocuk ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış, adamın kendisini fark ettiğini.<br />
Işığa hasret gözlerini ondan saklamayı çalışırken:<br />
- Üç yıl önce kaza geçirmiştim, demiş. Görmeyi o kadar çok özledim ki&#8230; Sizinkiler sağlam, öyle değil mi?<br />
Adam çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına doğru yönelirken:<br />
- Artık emin değilim, demiş. Emin olduğum tek şey, benden daha iyi gördüğün&#8230;.</p>
<p class="postbody">alıntıdır..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hikaye.trword.com/gormek-icin-goz-sart-degilgonul-gozu-olmadiktan-sonra/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SANA SESLENİYORUM</title>
		<link>http://hikaye.trword.com/sana-sesleniyorum</link>
		<comments>http://hikaye.trword.com/sana-sesleniyorum#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 09:58:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PearL</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[SevGi ve Aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hikaye.trword.com/sana-sesleniyorum</guid>
		<description><![CDATA[Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.
Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konuşuyorum&#8230; Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,
sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum&#8230; Cümlelerimi kısalttım,
kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda&#8230;
Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz
ama umutlu hasretine&#8230; Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum,
imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor&#8230; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="postbody">Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.<br />
Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,<br />
seninle konuşuyorum&#8230; Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,<br />
sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum&#8230; Cümlelerimi kısalttım,<br />
kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda&#8230;</p>
<p>Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz<br />
ama umutlu hasretine&#8230; Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum,<br />
imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor&#8230; Bir çocuk gibi<br />
isteklerimi bastıramıyorum&#8230; Çalmayan telefonuma elim gidiyor,<br />
sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum&#8230; Bende olan seni,<br />
hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin<br />
nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum&#8230;</p>
<p>İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum!<br />
Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı&#8230;<br />
Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım<br />
anılarım dışında&#8230; Isınabilmek için onlara sarılıyorum&#8230;<br />
Anlamsız ve cevapsız sorular hıhzırca sırıtıyor, ben görmemeye<br />
çalışıyorum&#8230; Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı&#8230;</p>
<p>Belki de görmeyi istemek gerekiyordu&#8230; Gözlerini aç desem kapatacaksın<br />
ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım<br />
falıma&#8230; Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş<br />
itiraf etti sonunda&#8230; Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil&#8230;<br />
Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı,<br />
kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini,<br />
sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi,<br />
dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de<br />
hiç niyetin yoktu aslında&#8230; Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum&#8230;</p>
<p>Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi<br />
ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş<br />
gibi geliyor&#8230; Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana&#8230;<br />
Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,<br />
gecede,geceyi aydınlatan ay&#8217;da,uykumda&#8230; Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi&#8230;<br />
Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda degilsin ki?<br />
Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana&#8230;</p>
<p>Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım&#8230; Ayak uyduramadım<br />
yorgunluğuna&#8230; Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım&#8230;</p>
<p>Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın;<br />
dokunuşlarında kendini bulan&#8230; Ama! En çok da imkânsızın oldum&#8230;</p>
<p>Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum&#8230; İnanamadığın, Yenemediğin,<br />
üzerinden atlayamadığın korkuların oldum&#8230; Ağladığın, bağırdığın ya da<br />
sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum&#8230;<br />
Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan<br />
bir anı oldum&#8230; Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken<br />
belki de hiçbir şeyin oldum&#8230; Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum?<br />
Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim&#8230;<br />
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?</p>
<p>Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan<br />
ama bir ömür gibi gelen aşk&#8230; Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini,<br />
öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum&#8230; Seni halen<br />
benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum&#8230;<br />
Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların<br />
sonunda olması acıtıyor içimi&#8230; Suskunluğun en büyük silahındı,<br />
suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak&#8230;</p>
<p>Söylesene unutulmak kime yakışıyor?<br />
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor &#8230;</p>
<p>Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak<br />
sende daha güzel duruyor&#8230; Görüyorsun işte, aşk&#8217;a ve sana ihanet etmiyorum<br />
benim kırgınlığım aşk&#8217;a&#8230; Sen üstüne alındın&#8230;</p>
<p class="postbody">alıntıdır..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hikaye.trword.com/sana-sesleniyorum/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hüzünlu bir aşk HikayesiiTarih: Sal Mar 18, 2008 11:40 am</title>
		<link>http://hikaye.trword.com/huzunlu-bir-ask-hikayesiitarih-sal-mar-18-2008-1140-am</link>
		<comments>http://hikaye.trword.com/huzunlu-bir-ask-hikayesiitarih-sal-mar-18-2008-1140-am#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 09:57:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PearL</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[SevGi ve Aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hikaye.trword.com/huzunlu-bir-ask-hikayesiitarih-sal-mar-18-2008-1140-am</guid>
		<description><![CDATA[Daha 18 yasındaydı , ama hayatının sonundaydı.
Tedavisi mümkün olmayan ölümcül kansere yakalanmıştı.
Kahır içinde eve kapamıştı kendisini.
Sokağa çıkmıyordu.
Annesi&#8230;Birde kendisi&#8230;
O kadar dı bütün hayatı&#8230;
Bir gün fena halde sıkıldı,dayanamadı,attı kendini sokağa&#8230;
Bir yığın vitrinin önünden geçti.
Tam cd satan bi dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu.
Geri döndü , kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genc kıza bidaha baktı.
Kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: bold">Daha 18 yasındaydı , ama hayatının sonundaydı.<br />
Tedavisi mümkün olmayan ölümcül kansere yakalanmıştı.<br />
Kahır içinde eve kapamıştı kendisini.<br />
Sokağa çıkmıyordu.<br />
Annesi&#8230;Birde kendisi&#8230;<br />
O kadar dı bütün hayatı&#8230;<br />
Bir gün fena halde sıkıldı,dayanamadı,attı kendini sokağa&#8230;<br />
Bir yığın vitrinin önünden geçti.<br />
Tam cd satan bi dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu.<br />
Geri döndü , kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genc kıza bidaha baktı.<br />
Kendi yaşlarında harika bir genc kızdı tezgahtar.<br />
Hani ilk bakışta aşk derler ya öyle takılıp kalmıştı işte..<br />
İçeri girdi<br />
Kız gülümseyerek koştu ona<br />
-&gt;Size nası yardım edebilirim? diye<br />
Nasıl bir gülümsemeydi o.<br />
Hemen oracıkta sarılıp öpmek istedi kızı<br />
Kekeledi, geveledi sonra<br />
-&gt;evet su cd yi bana sararmısınız?<br />
Kız cd yi aldı , içeri gitti<br />
Az sonra elinde paket edilmiş geldi.<br />
Aldı pakedi , çıktı dükkandan , evine döndü,açmadan dolaba attı&#8230;</p>
<p>Ertesi sabah gene gitti aynı dükkana<br />
Gene bir cd gösterdi kıza , sardırdı , aldı eve getirdi ,attı paketi dolaba , gene açmadan&#8230;<br />
Günler hep alınan sarılan cd lerle geçti.<br />
Kıza açılmaya bi türlü cesaret edemiyordu.<br />
Annesine açıldı sonunda<br />
Annesi -&gt;Git konuş oğlum , ne var bunda? dedi&#8230;<br />
Ertesi sabah bütün cesaretini topladı ve erkenden dükkana gitti.<br />
Bir cd secti .<br />
Kız gülerek aldı plağı arkaya gitti paketlemeye.<br />
Kız içerdeyken bir kağıda<br />
Sizinle bir gece çıkabilirmiyiz diye yazdı altına telefon numarasını ekledi notu kasanın yanına koydu gizlice..<br />
Sonra pakedini alıp kaçtı gine dükkandan..</p>
<p>2 gün sonra evin telefonu çaldı<br />
Anne açtı telefonu<br />
Cd dükkanındaki tezgahtar kızdı arayan<br />
Delikanlıyı istedi.<br />
Notunu daha yeni bulmuştu<br />
Anne ağlıyordu..<br />
Duymadınız mı? dedi<br />
Dün kaybettik oğlumu..</p>
<p>Cenazeden bikaç gün sonra , anne oğlunun odasına girebildi sonunda..<br />
Ortalığa çeki düzen vermeliydi.<br />
Dolabı açtı&#8230;<br />
Oraya atılmış bir yığın açılmamış paket gördü<br />
Paketleri aldı , oğlunun yatagına oturdu ve birtanesini açtı..<br />
İçinde bir cd vardı birde minik not<br />
&#8221;merhaba sizi öyle tatlı buldum ki daha yakından tanımak istiyorum bir akşam birlikte cıkalım sevgiler &#8221;<br />
Anne bir paketi daha açtı..<br />
Ondada bir cd ve bir not vardı<br />
&#8221;Siz gerçekten çok tatlı birisiniz hadi beni bu gece davet edin artık. sevgiler&#8221;<br />
</span><br />
alıntıdır..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hikaye.trword.com/huzunlu-bir-ask-hikayesiitarih-sal-mar-18-2008-1140-am/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>GECE OLUNCA BAŞLAR BENİM CEHENNEMİM</title>
		<link>http://hikaye.trword.com/gece-olunca-baslar-benim-cehennemim</link>
		<comments>http://hikaye.trword.com/gece-olunca-baslar-benim-cehennemim#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 09:55:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PearL</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[SevGi ve Aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hikaye.trword.com/gece-olunca-baslar-benim-cehennemim</guid>
		<description><![CDATA[Gece olunca başlar benim cehennemim. Gün gider ve sensizliğim gelir. Uyku uzak bir adadır ve ben hiç yüzme bilmem. Beynimin hatırlama özelliği sabaha kadar çalışır. Sana dair anılarımı geceye yayarım. Yüz ekleyemediğim bir ses dolaşır beynimde. Sabaha doğru anlarım senin sesindir o. Gözleri açık görülen bir rüyasındır. Tüm gece bir hayal bulutu gibi dolaşırsın odamda. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gece olunca başlar benim cehennemim. Gün gider ve sensizliğim gelir. Uyku uzak bir adadır ve ben hiç yüzme bilmem. Beynimin hatırlama özelliği sabaha kadar çalışır. Sana dair anılarımı geceye yayarım. Yüz ekleyemediğim bir ses dolaşır beynimde. Sabaha doğru anlarım senin sesindir o. Gözleri açık görülen bir rüyasındır. Tüm gece bir hayal bulutu gibi dolaşırsın odamda. Yağmur olup yağmazsın sabaha kadar.</p>
<p>Gecenin her dakikasını bilirim ben. Gökyüzünün her saati, her rengi ezberimdedir.</p>
<p>Mevsimler değişir, gecelerim değişmez benim. Sen aklımda oldukça uyku hep uzak bir adadır, sensizlikle birlikte gelir cehennemim. Saat kavramı yoktur sensiz gecelerde. Önemli olan sana kaç olduğu ve seni kaç geçtiğidir. “Bir hastanın sabahı beklemesi gibi beklerim” sabahı.</p>
<p>Önce gözlerim hisseder sensizliği&#8230;<br />
Dünyanın en güzel görüntüsünün görüş açısı içinde olmadığını anladığı an, sensizliğin hüznü çöker göz kapaklarıma.<br />
Göz kapaklarım hüzünle ağırlaşır, yavaş yavaş kısılır ama kapanmaz, kapanamaz. Sonra ellerim anlar, ellerimin soğukluğunu odanın sıcaklığı ısıtmaya başlayınca sensizliğim tescillenmiş olur. Kalbim ise en ağır ve en yoğun yaşayandır sensizliği&#8230;</p>
<p>Bir bulutun yağmur damlalarını biriktirmesi gibi biriktiririm seni içimde. Kalbin, kalbim olur sabaha doğru. Uyuduğunu, uyandığını hissederim. Kalbin olurum ama kalbinin duvarları kalındır kıramam, kalbinin duvarları yüksektir aşamam. Biçare kalırım sabahın sessiz soğukluğunda.</p>
<p>“Siyah, hiçbir yerde senin gözlerindeki kadar suçsuz, senin gözlerindeki kadar aydınlık ve gözlerindeki kadar temiz olmadı” kelimeler gelir ağzımın ucuna, kalemimi bulur, gözlüğümü takar defterimi ararım. Kelimeler uyutmaz, sabah yaklaşır&#8230;</p>
<p>“Hadi gel, yorganım ol, yastığım ol, uykum ol gel, sensiz sabah olmuyor anla bunu ve gel&#8230;” son kelimelerimdir deftere düştüğüm, gece biter gün başlar sana yaklaştıkta cehennemim gider, cennetim gelir benim&#8230;<br />
Bu beden nekadar daha dayanır bilemiyorum ama sonum yakındır.</p>
<p>alıntıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hikaye.trword.com/gece-olunca-baslar-benim-cehennemim/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Ciftin GünlügüTarih</title>
		<link>http://hikaye.trword.com/bir-ciftin-gunlugutarih</link>
		<comments>http://hikaye.trword.com/bir-ciftin-gunlugutarih#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 09:54:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PearL</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Komik hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hikaye.trword.com/bir-ciftin-gunlugutarih</guid>
		<description><![CDATA[Kadının Günlüğü
Bugün üç yıl bitti. Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü kadar mutluyum.
Tanrım, onu ne kadar seviyorum. Mükemmel bir erkek,cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var.
Bugün Cumartesi,bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin. En sevdiği yemek olan pastırmalı Kurufasulye ile pilav yapıyorum. Pişti, demleniyor.Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim. Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız.. Eve geldi sonunda. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: bold">Kadının Günlüğü<br />
Bugün üç yıl bitti. Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü kadar mutluyum.</p>
<p>Tanrım, onu ne kadar seviyorum. Mükemmel bir erkek,cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var.</p>
<p>Bugün Cumartesi,bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin. En sevdiği yemek olan pastırmalı Kurufasulye ile pilav yapıyorum. Pişti, demleniyor.Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim. Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız.. Eve geldi sonunda. Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki. Aman Tanrım, yoksa? Tüm cilvelerime rağmen, bana yanaşmadı. Arkadaşlarıyla ne yaptığını sordum, ağzında birşeyler Geveledi. Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın,hala uzak,hala kabuğuna çekilmiş.</p>
<p>Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor.Benden genç mi acaba? İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın?</p>
<p>Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım &#8220;neyin var?&#8221; diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık dolu.. &#8220;Yok birşeyim&#8221; diye geçiştirdi.</p>
<p>O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum, daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu. Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile.Belki de kilo alıyorum.</p>
<p>Çok mu vır vır yapıyorum? Elini tuttum. Elimi okşadı,ama eller hissiz, parmak uçları soğuk&#8230; Stepe başlasam?</p>
<p>Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan. Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar.</p>
<p>Bitti&#8230;Bittti&#8230;Bitti. Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez onun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.</p>
<p>Erkeğin Günlüğü :<br />
Öff be, FENERBAHÇE YİNE yenildi. Ama, kuru fasülye güzeldi&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: bold">alıntıdır..</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hikaye.trword.com/bir-ciftin-gunlugutarih/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk dedikleri</title>
		<link>http://hikaye.trword.com/ask-dedikleri-2</link>
		<comments>http://hikaye.trword.com/ask-dedikleri-2#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2008 09:47:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PearL</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[SevGi ve Aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hikaye.trword.com/ask-dedikleri-2</guid>
		<description><![CDATA[Aşk: en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o,adı kendisidir zaten.Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur.&#8221;Aşık oldum&#8221; dediğiniz an akan sular durur,küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlar.Çünkü aşkın dili tektir.Aşk cesaret ister,kocaman bir yürek ister.Nedir bu aşk denilen şey?Elle tutulmaz,gözle görülmezbir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler?Aşk,hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir,bu yüzdende [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşk: en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o,adı kendisidir zaten.Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur.&#8221;Aşık oldum&#8221; dediğiniz an akan sular durur,küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlar.Çünkü aşkın dili tektir.Aşk cesaret ister,kocaman bir yürek ister.Nedir bu aşk denilen şey?Elle tutulmaz,gözle görülmezbir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler?Aşk,hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir,bu yüzdende kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir.Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz.Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrınıda çözerdik herhalde.Ama o zamanda aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu.Aşk hayata ve zamana karşı işlenen en büyük suç ortaklığıdır,aşk hayatın bütün tek düzeliğine,bütün sıradanlığına en soylu baş kaldırıdır.Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz.Ve elbette yaşanılan aşkı suçlamak,yargılamak,karala! mak da aşka yakışmaz.Bu önce haksızlık kendinize saygısızlık olur.İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını karşılık görmesede,acı çekeceğini hissetsede,yarın terk edileceğini bilsede,ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından.&#8221;SENİ SEVİYORUM&#8221; diyebilmeligöğsünü gere gere.Aşk işte o zaman aşktır.Ve bunun doğrusu yanlışı yoktur,zaten aşkın kendisi doğrudur.Kime karşı duyuluyorsa bu aşk,doğru insanda işte odur.Aşkın zamanı yoktur hep hazırlıksız yakalar insanı.Evli olmanız,sevgilinizin olması,bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya çalışmanız,bağlılıktan korkmanız,ailenizden çekinmeniz,hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiçmi hiç umrunda değildir.İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelme yürekliliğidir,belkide yeni hayata geçebilme yoludur&#8230;Aşkın ne zaman geleceği belli olmadığı gibi,ne zaman gideceğide hiç belli değildir.Fazla vakti yoktur onun,uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülüde yoktur.Bir başka göze bakmaya bir başka tene dokunmaya baş!<br />
laması okadar da zor değildir&#8230; Aşktan değil onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savunun aşkınızı. Biliyormusunuz hayat zaten kocaman bir yalan.Bu kadar sahteliğin içinde gerçek ve doğru olan tek güzellik AŞK lütfen ona haksızlık etmeyin.Aşkına,sana aşık olana sahip çok ve onu kaybetme.&#8221;SENİ SEVİYORUM&#8221; demek için geç kalma! Sevgiyle kal&#8230;<br />
alıntıdır..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hikaye.trword.com/ask-dedikleri-2/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk kağıda dökülmüyor</title>
		<link>http://hikaye.trword.com/ask-kagida-dokulmuyor</link>
		<comments>http://hikaye.trword.com/ask-kagida-dokulmuyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2008 09:02:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PearL</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[SevGi ve Aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hikaye.trword.com/ask-kagida-dokulmuyor</guid>
		<description><![CDATA[Nasıl bir yazgıydı bu, yazanı yazdıranı belli olmayan? Hangi kader çizgisiydi yollarını kesiştiren? Hangi rüzgarlardı o güzel kadını, onun sakin küçük dünyasına getiren? Onu sakin denizlerden sürükleyip fırtınalı okyanuslara atan? Sırası mıydı bu aşkın, o ununu elemiş eleğini asmış, tüm sevdaları sürgünlere göndermişken?
Hangi acımasız yazgıydı, onu yeniden aynalara baktıran. O aynalar ki, hiç yalan söylemeyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nasıl bir yazgıydı bu, yazanı yazdıranı belli olmayan? Hangi kader çizgisiydi yollarını kesiştiren? Hangi rüzgarlardı o güzel kadını, onun sakin küçük dünyasına getiren? Onu sakin denizlerden sürükleyip fırtınalı okyanuslara atan? Sırası mıydı bu aşkın, o ununu elemiş eleğini asmış, tüm sevdaları sürgünlere göndermişken?</p>
<p>Hangi acımasız yazgıydı, onu yeniden aynalara baktıran. O aynalar ki, hiç yalan söylemeyi bilmezlerdi. Geçen yılların bırktığı izleri insanın yüzüne acımasızca vururlardı. Azaltamazdı ki kalan saçlarındaki akları, yüzündeki çizgileri. Küçülüp, eriyordu, o güzel kadının belleğine kazınmış resminin yanında. Utanıyordu sevdasından, aşkından. Ona giden yollardaki uçurumlar, engeller büyüyordu. O, giderek uzak ve erişilmez bir tanrıça oluyordu. Kâr etmiyordu hiçbir şey; bilge teselliler, kitaplarda okudukları.</p>
<p>İster itiraf etsin, ister etmesin, düştüğü durumun bir tek tanımı vardı ve o da aşktı, sevdaydı. Ve o ömrümde hiç böyle sevdalanmamıştı. Bu sevda, platonik, romantik gibi klişelere sığmayan bir sevginin ürünüydü. Sözcüklerle tanımlanamayan, gece gündüz her saat, her an onu düşündüren, ona özge bir sevdaydı. Ah, bu yürek değil miydi onu yakan, bu onulmaz sevdalara düşüren. Sevginin o mütiş gücünü bu sevda ile öğrenmişti yeniden. Sevdiğiyle sadece aynı mekanlarda olabilmenin bile ne büyük bir mutluluk olduğunu, onun sadece telefondan duyulan sesinin bile tüm gökyüzünü maviye çevirebileceğini, karanlıkları aydınlatabileceğini bu sevda ile yaşamıştı. Ve aşkın insana çılgınlıklar yaptırabileceğini yeniden ta kanında hissediyordu.</p>
<p>Aşık olduğu kadınla olan en kısa ayrılıklar bile ona dayanılmaz geliyordu. Şimdi o yine uzaklardaydı. Ve ona olan hasreti aralarındaki mesafeler artıkça artıyordu. Üstelik günlerdir ondan haber alamamak kendisini deli ediyordu. Ona merhaba diyebilmek, bir tek sözcük de olsa sesini duyabilmek için her yolu deniyordu. Ama tüm çabaları sonuçsuz kalıyordu. Gece gündüz, her an onu düşünüp ona ulaşamamak, korkunç bir ızdıraptı. Kahrolmaktan başka hiçbir şey gelmiyordu, elinden. Bu griler grisi, mavi yoksunu gökyüzünün altında çıldırasıya özlüyordu o kadını, onun gözlerini, gözlerinin rengini, gülüşünü.</p>
<p>Ayrılık acısıydı bu, kolay değildi üstesinden gelmek. Haykırsaydı sevgisini pencerelerden, bağırsaydı adını sokalara, diner miydi acıları? Yılın son günde yağan karın beyazına dökseydi karanlıklarını, aydınlanır mıydı içi? Batmakta olan güneşin kızıllığına, sütmavisi kesilen gökyüzüne çizseydi aşkını, azalır mıydı o kadına olan özlemi? Kalemini kanına batırıp ak kağıtlara yazsa bu aşkı, biter miydi hasret?</p>
<p>Bu son ayrılık, onu genç kadına olan sevgisini sorgulamaya zorluyordu. Aklı, bu sevdanın, hiçbir gerçekliğinin ve geleceğinin olmadığını söylüyor; kendisi için hiçbir şey ifade etmediğin, senin sevdana gereksinimi olmayan o kadını neden seviyorsun? diye soruyordu. O ve kalbi akılına karşı inatla direniyorlardı. &#8220;Evet, değer&#8221;, diyordu, &#8220;yüz kere, bin kere değer!&#8221;. Çünkü o kadın yaşamından çıktığında kendisini tekrar ölü hayatların, mavisi ve güneşi olmayan günlerin beklediğini biliyordu. &#8220;Değer&#8221; diyordu, &#8220;herşeye değer! Uğruna ölmeye, çılgınlıklar yapmaya, deli divane olmaya, Kerem gibi yanmaya değer!&#8221;</p>
<p>Niçin mi? Sadece o kadını görebilmek için, sadece sesini duyabilmek için, sadece güzel gözlerine bakabilmek için, o sıcak, o çocuksu gülüşünü yaşayabilmek için. Onu görünce heycanlanmak, onunla konuşurken toy bir delikanlı gibi ne söyleyeceğini, ne diyeceğini şaşırmak için. Onunla birlikteyken, onu düşünürken tüm dünyayı, tüm kaygıları unutabilmek için.</p>
<p>Tektaraflı sevdaların seveni acılara boğabileceğini ta başından biliyordu ve o acıları ak kağıtlara dökerek, şiirleştirip, öyküleştirerek yenebileceğini düşünmüştü. Ama bunun olanaksız olduğunu kısa zamanda anlamıştı: Gerçek aşk kendini yazdırmıyor, kağıda dökülemiyordu. Ve o aşka tutsak, aşık olduğu kadın ona yasak olsa da, aşka ihanet etmemek için; insanı insan yapan o yüce duygudan yana olmak için; belki de sadece &#8220;onu seviyorum, o halde yaşıyorum!&#8221;, diyebilmek için, sonuna kadar direnecekti.</p>
<p>alıntıdır..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hikaye.trword.com/ask-kagida-dokulmuyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
