Dört Tarafım Duvar
Dört duvar kapaklandı dünyama…
Sigaramın dumanıyla azalan oksijeni soluyorum 24 saattir. Ahmet Kaya yankılanıyor kulaklarımda, biraz da uğulduyor ama hiç susmuyor, susamıyor… Her hecesinde hüzün biraz daha çöküyor gözlerime, sokuluyorum yatağıma ve kapatıyorum gözlerimi, 3-4 saatte bir. Sonra bir sigara daha yakıyorum, bitiyor, bir daha yakıyorum… Sonu gelmiyor…
Eskiden olsa, hep sevda sözcükleri çıkardı lügatimden. Şimdilerde ise suskunluğu oynuyorum. Lark marka sigaram, ve yanında tıka basa dolu bir kül tablası… Tek düşüncem, tek tutunuşum…
Kaldırıp fırlatmak istiyorum ne var ne yoksa. Darmadağın bir halde dizlerim üstüne çöküp öylece gözlerimi kapatmak ve bir daha hiç açmamak. S*ktirolası varsayımlardan kurtulmak adına varsayılmayan bir dünya geliyor gözlerimin önüne her arayışta… Hissettiğim her kalp atışında; yaşamak istemiyorum…
Adını hak etmeyen bir vuslatın hikâyesi vardı öncelerde, or*spu biri için hayat hikâyesi şimdilerde…
Şu an tek düşüncem;
“Uyumak” istiyorum…
Uyanışı olmayan rüyayı bekliyorum…
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın