CUMHURIYET KUBILAY
KEŞİF ZABIT VARAKASI- 23/12/930
Asiler tarafından kurşunla cerh ve başı kesilmek suretile ğazaz cami i önünde bulunduğu haber verilmesi üzerine hükümet tabibivekili askeri tabip birinci mülazım necati beyle birlikte mahalli mezkure varıldıkta :ölü ğazez camii metalimin sol tarafında bahçede arkası üstü yatık sağ tarafında mahfazasından çekik bir halde elbiseleri kanlı başı boynundan ayrılmış ve etrafındaki toprakta mebzul kan lekeleri görülen ve tahminen -25- yaşlarında,üzerinde haki renkte askeri elbise bulunan orta boylu kumral benizli saçları az ağarmış matruş bir cesedinyatmakta olduğu görüldü:
müteveffanın menemende A.43.T.I.BL.3.T Kumandanı ibtiyat zabit vekili İZMİR li HÜSEYİN oğlu koplay bey olduğu anlaşıldı.Tabibi mumaileyhden tahlifi icra kılındıktan sonra muayenesi ile sebebi meftin ba rapor beyanı bahadet tefhinn muayenesine iptidarla müteveffayi mumaileyhe isabet eden bir kurşun sağ koltuk altındaki elemi ibtıyı sadrinin yukarı ve ön kısmından bir eski beş paralık kutrunda kiriş deliği görülmektedir. delik muhitinde barut lekeleri ve yanık olmadığını , mermi bu delikten aşağı ve arkaya doğru sol kürek kemiği ucunun üç parmak aşağısında bir el ayası sathında bir çıkış deliği göstermekte ve içersinde kemik ve akciğer parçalarıo olduğunu , mecruh aldığı bu yaradan sonra otuz metro ilerisindeki camie kaçtığını orada baş cismi derekkirin üst kenarından arka ve yukarıya doğru meyil gösteren ve atlas kemiğinin üst yüzünden tam bir bitir ameliyesi ğibi boyundan temamile ayrılmıştır.cerhayi katıanın kenarları muntazam olduğunu (kesme,keskin ağızlı bir tarafı künt oluklu ve takriben -25-santimetre uzunluğunda ) bir bıçakla yapıldığını;başı kesiş , ölümün yaralanmanın derdi dahili ve harici kanamanın sen kopal hali içerisinde vaki olduğunu büyük bir ihtimali fenni çerçivesi içersinde olduğunu ve bu bapda mufassal raporunu ayrıca takdim edeceğini söyliyerek defnine ruhsat verilerek muhallinde tutulan işbu keşif raporu zabıt varakası tahtı imzaya alındı..
menemen ;müstantiği hükümet tabibi .V.
İMZASI ALAY 43 HEKİMİ
I mlz.
C.M. U.V. 928/7
genelkurmay resmi sitesi.
adı: Mustafa Fehmi KUBİLAY.
1906 Yılında giritli bir aileden olma baba adı HÜSEYİN ana adı ZEYNEP ti.KUBİLAY bir CUMHURİYET öğretmeniydi. bu olay gerçekleştiğinde (23/12/1930)menemende askerlik görevini yapıyordu. ve bu olay TÜRKİYE CUMHURİYETİ tarihinde şeriat isteyenlerin 2, önemli irtica olayıdır. tarihe MENEMEN OLAYI-KUBİLAY OLAYI olarak geçmiştir bu konuda, suçlular cezalarını layıkı ile ödemişlerdir.bu konu ile ilgili o günde MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, GENELKURMAY ve BAŞBAKAN İSMET İNÖNÜ gerekli mesajları gerektiği gibi vermişlerdir. o gün ki şeriat isteyenlerin kendisini - mehdi olarak gösteren (derviş mehmet) “nakşibendi tarikatına bağlıydı”.Kendini mehdi ilan eden bu kişi 23 aralık sabahı yanında yüz kişi ile menemene girdi zikrederek meydana toplanan bu eli silahlı asiler askeri birliklerin olayı bastırması sonucu Kubilay ve daha sonrasında Hasan ve Şevki adındaki iki mahalle bekçisini daha öldürdükten sonra kaçmaya çalışırken kendini mehdi ilan eden derviş mehmet vurularak öldürülmüştür.. Diğer yandaşları hakkında ise kovuşturma başlatılmıştır. (sorumluların cezaları idamdır. idam edilmişlerdir.)
o cumhuriyetin yeni yeşermeye başlamış fidanı idi. o öğretmendi, o bu CUMHURİYET in hizmetçisi idi, o KUBİLAY dı. Devrimci KUBİLAY, asker KUBİLAY, öğretmen KUBİLAY dı..
Ben; ne mutlu banaki, KUBİLAY ın nefes aldığı bir coğrafyada doğdum.(O zamanki şehitlerimiz ve bugün halen vermekte olduğumuz şehitlerimiz şunun için can verdiler, özgürce NE MUTLU BEN TÜRKÜM diyebilmemiz için öldüler.)ne mutlu bana ki ben TÜRKÜM, -NE MUTLU BEN TÜRKÜM-… Yine, ne mutlu banaki sarı saçlı mavi gözlü, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK çocuğuyum ve onun yaşadığı bir asırda doğdum. ve ne mutlu kı ebedi ıstırahatgahının bulunduğu ANKARA da yaşıyorum. Artık ülkeye sahip çıkma vakti geldi, toplanıp bu zihniyeti, dışlamazsak ne yazık ki 27 yıl öncesine dönmek zorunda kalacağız. Ben halen ümitliyim ki bu zihniyet TÜRKİYE CUMHURİYETİ nden hakettiği bozgunu alarak gidecektir….irticaya ve onun savunucularına hayır diyebilmekten geçiyor bu yol……….. bundan iki hafta önce ANKARA da ve bugün 29/04/2007 tarihinde sesimiz olan topluluklara teşekkürü bir borç biliyorum..SONSUZ TEŞEKKÜRLER SİZE..
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın